ERZİNCAN

* Erzincan Anadolu’nun en eski kültür merkezlerinden birisidir.
* Bölgeyi Asurlular Zuhma olarak adlandırırlar. Evliya Çelebi ise Erzincan’ı “cennet bağı gibi bir yer olup, nice bin padişah burayı ele etmek için uğraşmıştır” diye över. 
* Arkeolojik kazılar ve araştırmalar Bölgenin Eski Tunç çağından beri iskan edildiğini gösterir.
* Araştırmacılar bölgenin Hititler ve Urartular dönemindeki yazılı belgelerde zikredildiğini belirtirler.
* Hititler döneminde bölge vasallar tarafından yönetilir.
* Urartu Egemenliği esnasında ise özellikle bakır ticareti ile kent önemli bir konuma gelir. 
* Daha sonraları aralıklar ile bölgeye Asurlular, İskitler, Medler hakim olurlar. 
* M.Ö. 4. Yüzyılda Erzincan yöresi yerel yöneticileri Büyük İskender İmparatorluğuna bağlılıklarını bildirirler. İskender’in ölümünden sonra Suriye Merkezli Seleukoslara bağlı ve bağımlı yerel krallıklar tarafından yönetilirler. 

* Seleukosların zayıflaması ve yıkılması sonucunda bu yerel krallıklar Roma Devletine bağlanırlar.  
* Roma imparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra bölgede Doğu Roma (Bizans) devleti hakimiyeti sürer.
* 4. yüzyılda bölgede Hristiyanlık hızla yayılmaya başlar. Devletin de teşviki ile bölgede hakim din Zerdüştlük ve helenistik dönemden sonra yayılan Grek tanrılarına tapınma bırakılır; önce tek tanrı, ardından da baba, oğul, kutsal ruh inancı hakim olur bölgeye.
* Emevi devletinin 7. yüzyılda başlayan akınları ile bölgedeki şehirler Araplar ve Doğu Roma (Bizans) arasında sık sık el değiştirmeye başlarlar.
* Emevi devletinin yıkılmasından sonra Abbasiler döneminde de durum aynen devam eder.
* Bizans tarafından baskı ve kontrol altına alınmak istenen Ermeni kilisesi Rum Ortodoks kilisesinden farklı olarak ibadetlerini kendi dillerinde ve kendi ruhani liderlerinin öncülüğünde yapmak isterler. Kiliseler arasındaki sürtüşmeler ve kavgalar halka da yansır ve Doğu Roma (Bizans) bölgede halktan her zaman ihtiyaç duyduğu desteği alamaz.

* 18 Eylül 1048 Pasinler zaferi ve 26 Ağustos 1071 Malazgirt zaferi sonucu bölgeye Selçuklu devleti adına Mengücekliler hakim olur.
* Selçuklu devleti yıkıldıktan sonra İlhanlı devleti, ve ardından da Eretna Beyliğini ve Celayiroğulları devletini görürüz.
* Karakoyunlu hakimiyeti Esnasında Fatih Sultan Mehmet’in 1476 yılında Otlukbeli mevkiinde Uzun Hasan’ı yenmesi ile sonuçlanan seferinin ardından bölgeye Osmanlılar kısmen hakim olurlar.
* Tam Osmanlı hakimiyet ise Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran seferinden sonra sağlanır. 1870’li yıllarda Bölgede kısa süre Rus hakimiyeti görülür.

* Cumhuriyet döneminde Ankara – Erzurum – Kars Demiryolu hattının yapılmasından Sonra Erzincan daha da bir önem kazanır.
* 1939 depreminde kentte deyim yerinde ise taş taş üstünde kalmaz. 40.000 Üzerinde insan hayatını kaybederler. Erzincan yöresi adeta boşalır.
* Eski şehir yıkıntıları ile bırakılarak yeni bir Erzincan şu anki bulunduğu yere kurulur.
* Erzincan’da kent planlaması diğer kentler ile karşılaştırılacak olursa oldukça iyidir. Bu da depremden sonra kurulan yeni şehrin düzenli bir gelişme göstermesindendir.

BAKIRCILIK:
Erzincan ilinde bakırcılığın tarihi çok eskidir.
Urartu şehirlerinden olan Altıntepe kazılarından anlaşıldığına göre, Urartular döneminde Erzincan’ın bakır işlemeciliği ürünleri, Atina pazarlarında aranan mal olarak değer kazanmıştır.
—————-
* Günümüzde Erzincan ve yöresinde bakır levha işlemesinin yanı sıra çok çeşitli türde araç gereç, mutfak eşyası ya da hamam takımları yapımında kullanılmaktadır.
* Küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen mamuller genellikle iç piyasada pazarlanmaktadır.
* Sektör talep azalması nedeniyle eski önemini yitirmiştir.

Erzincan tulum peyniri:
* Tulum peyniri Aandolu’ya özgür bir peynir çeşididir.
* Tulum peyniri keçi ya da koyun derisinden yapılan tulumlara basılır, serin yerlerde (eskiden izbelerde, mağaralarda, günümüzde soğuk hava depolarında) bekletilir. Olgunlaştıktan sonra da tüketime sunulur.
* Tulum peynirlerinin standart bir üretim tekniği yoktur. Her yörede farklı uygulama olduğu için lezzet farklılıkları ve kalite farklılıkları görülür.
* Erzincan tulum peynirinin farkı ise buradaki hayvanların yüksek yaylalarda çok çeşitli otlar ile beslenmesidir. 
* Büyük dev tesisler yerine küçük yerel tesislerde üretildiği için lezzet ve kalite açısından zengin bir peynir çeşitliliği görülür.  
* Hiçbir peynirin tadı diğerininkine benzemez. Hatta aynı kişi tarafından çeşitli zamanlarda üretilen peynirlerin tatları da farklıdır. Her birisinin ayrı güzel bir tadı vardır.

YÖRE MUTFAĞI:
Yöre mutfağı yemek türleri bakımından zengindir. Bunların çoğunluğunu hamur işleri oluşturur. Eşgilli, kesme çorba (un çorbası), yaprak sarma başlıca yemek türlerindir. Ayrıca su böreği ve özellikle kete ve tatlılar çokça tüketilen hamur işleridir.
—————-
Erzincan’da gezilecek yerleri ayrı ayrı ele alacağız.
—————-
Erzincan ziyaretinizde kendiniz için ve sevdiklerinize hediye etmek için ilde üretilen bakır eşyalardan ve değişik lezzetler sunan peynir çeşitlerinden alırsanız hem bölge ekonomisine katkıda bulunursunuz, hem de kendinizi ve sevdiklerinizi mutlu etmiş olursunuz…
———–
Sayfamı okumaya misafir olduğunuz için teşekkür ederim.
Kendi hayat felsefenize göre sağlıklı, huzurlu, mutlu yaşayacağınız güzel bir ömür dilerim… Kaderiniz hep güzel olsun…
Saygılar, Selamlar
Muammer Çelik 

 

(Visited 27 times, 1 visits today)