Istanbul 14 Mart 2018

Ertuğrul dizisinde Mahperi Hatun’a büyük haksızlıklar yapılıyor…

Dostlar Diriliş Ertuğrul filmini kaçırmadan izliyorum…  Tabii izlerken içinde görülen tarihi hataları bazen de tarihi karakter katliamlarını görünce üzülüyorum… Bazen de tepkimi yazıya döküyorum…
Filmde şeytani karakterde bir Mahperi Sultan sunumu var… Filmin Aksine Hunad Mahperi Hatun iyiliksever, çok iyi bir hanım…Şimdi onu biraz tanıyalım…
Hunad Mahperi Hatun…
***Alanya tekfuru/kralı Ermeni Kirfard’ın kızıdır. Asıl adı Destina.
***1220-1222 yıllarında Alaaddin Keykubat Alanya Kalesi’ni kuşatır, alınması zordur. Kalenin direnmesi de zordur. Bir anlaşma yapılır. Kirfard Alaeddin Keykubat’a kaleyi teslim etmesi için iki şart sunar. .
1. Kendisinin Akşehir veya Eskişehir civarında Hristiyan bir beldeye emir olarak verilmesi.
2. Kızı Destina ile Padişah’ın evlenmesi. Böylece akrabalıktan dolayı kendisi saray aleyhine çalışmaz, padişah da onu ekarte etmez…
***Alaeddin Keykubat bu teklifi kabul eder. Görkemli bir düğün yapılır. Evlendikten yaklaşık bir yıl sonra Destina kendi isteği ile Müslüman olur. Hunat Mahperi Hatun ismini alır.  
–Hunad: Bilge, büyük
–Mah: Ay 
–Peri: Hoş, zarif yaratılmış 
Mahperi: Ay yüzlü, güzel yaratılmış, 
Mahpare: Ay parçası… 
Yani güzel yaratılmış, Ayparçası, Bilge bir hatun… 
*** Mahperi Hatun ismini de hak ediyor… 
***Çoğunlukla Konya’da değil Kayseri’de oturmuş. Kayseri, Tokat, Yozgat arasında Selçuklu sanatının yüz akı olarak gösterilen çokça eserler yaptırtmış. 
***Kayseri Hunat Hatun Camisi, türbesi ve hamamları bugün bile sapasağlam ayakta… 
***Tokat – Yozgat arasındaki ticaret yolundaki kervanların huzurlu ve güvenli konaklamaları için kervansaraylar yaptırmıştır. Tokat’ın Pazar ilçesinde Hatun Hanı, Yozgat Saraykent ilçesinde Çınçınlı Hanı, Yozgat – Kadışehri yolu üzerinde Çekereksu Hanı ve köprüsü, Tokat Pazar – Artova yolu üzerinde Tahtoba Hanı ve İbibse Hanı, Amasya Ezine Pazar Hanı… Bunlar bilinenleri, kalıntıları bugüne kadar gelenler… Bir de bilinmeyenler vardır mutlaka…
***Kayseri İncesu’da bulunan Tekke Dağı üzerinde Hoca Ahmet Yesevi kolundan Şeyh Turhasan / Turesan Veli için bir zaviye yaptırtmıştır.
Bu muhterem hanım halk için faydalı güzel eserler yaptırmak için çabalamak yerine kocasının yanında saltanatın keyfini sürebilirdi; ama yapmamış. Güzel bir şeyler bırakmak için çaba göstermiş…
*** Tarihimizle övünme duygularımızı tatmin için Mahperi Hatun’un eserlerini göklere çıkaracağız ve Selçuklu Türk sanatının en güzel örneklerinden diyeceğiz, ama dizide de yerden yere vuracağız… Ayıp, ayıp, ayıp… Diziyi yapanları bu tutumlarından dolayı kınamak lazım… 
Bir zamanlar Hürrem Sultan şeytanlaştırılıyordu, şimdi de Mahperi Hatun… Bu hanımların bıraktığı eserlerden bir tanesini bile yapmayı, yaptırmayı hayal edemeyen mahlukların dilleri keskin oluyor nedense… 
Filmde Mahperi Hatun vezirleri toplayıp emir veriyor, sultanın öleceğini müjdeliyor… Tamam Selçuklu devletinde hanımlar Osmanlı Devletine göre daha geniş haklara sahipti, ama bu şekilde yönetime karışacak kadar da hiç kimse cesaret edemezdi… Belki anne olarak oğullarını etkileyebilirler, ama böyle entrikalar ancak hayal dünyasında, film ve romanlarda olur… Sanki koca Selçuklu devletinde bir sistem yokmuş da… Sarayda sadece birkaç kişi varmış gibi…
Öyle bir entrika Selçuklu sultanına karşı değil, mahalle muhtarına bile yapılamaz…
Keşke filmin senaryosunu yazanlar tarihi şahsiyetleri yerden yere vururlarken böyle acımasız olmasalar…
—————————-
Saygılar,Selamlar 
Muammer Çelik

Istanbul 14 Mart 2018

 

(Visited 9 times, 1 visits today)