Amatörce Yazılar

Çözüm süreci üzerine

Sayın Cumhurbaşkanımıza…..
Çözüm sürecinin doğru bir düşünce ama yanlış bir uygulama olduğunu kabullenmeniz gerekir….
Hepimiz çözüm sürecine ve barışa inandık, savunduk. Ama uygulamayı yapanlar (sizin anlatımlarınıza göre) bilmeden veya kasıtlı olarak olayları devlet aleyhine Pkk lehine işletmişlerdir…
Yine siz çözüm süreci içerisinde iken PKK’nın kentlere silah depoladığını söylediniz.
Bu korkunç bir ifşaat. Eğer bunu biliyordu iseniz, neden buna fırsat verdiniz? Eğer şehirlere silahlar depolanıyor idi ise, buna kesinlikle fırsat verilmemeli idi. O zaman daha az zayiatla belki bu terör örgütü sonlandırılabilir idi… Bu ülkenin istihbaratı uyuyor mu?.. Kusura bakmayın burada sizin maruzatınızı bir vatandaş olarak kabul edemiyorum…
O zaman yine vatandaş olarak şöyle düşünüyorum. Siz kadrolarınız kolayca kandırılmaya müsait. Önce cemaat sizin kadrolarınızı kandırdı, devlet kadrolarını ellerine aldılar, sonra size karşı kullandılar…. Şimdi de PKK kandırdı; çözüme gideceğiz, silahı bırakacağız dedi ve aksini yaptı, silahlandı….
Acaba hükumet kadroları ya uyuyorlar, ya da onlar da size karşı oyun kuranlarla beraber hareket ediyorlar…
Ben mevcut siyasilerin hiçbirisine güvenmiyorum… Hepsi yetersiz ve bencil ve içi dışı bir değil… Siyasi söylemler geliştirmeye çalıştığını sanan insanların büyük çoğunluğu da maalesef çok hızlı karakter erozyonu yaşıyorlar… Sizin bir şeyler, hatta çok şeyler yapabileceğinize inanmaya başlamıştım. Ama siz kandırıldığınızı ifade ettiniz. Devlette değişik karşıt gruplardan oluşan güzel bir istişare ve denge mekanizması kurulmuş olsa, kandırmak isteyen tarafın hilelerini karşı taraf boşa çıkarırdı diye düşünüyorum.
Devlet büyüklerimiz kolay aldatılabiliyorlar ise bizler sade vatandaşlar olarak bu büyüklerimize güvenip de nasıl yola çıkacağız…
Çözüm aslında çok basit ve kısa sürede sonuç alınır.
1. Kürtlere (ve tabii ki her etnik guruba) kendilerini kimlikleri ile tanımlama hakkı verilir…
2. İsteyen kendi dilinde eğitim de yapar. Eğitimin şablonunun devlet belirler ama eğitimini özel teşebbüse bırakır. Türkiye’de sorun Kürtçe okul sorunu olmadığı için inanın başta birkaç okul açılır, sonra da her şey eski şekli ile sürer.
3. Ayrılık isteyen Kürt gruplara da ayrılma imkanı verilir. Türkiye nüfusu ve yüz ölçümü ele alınır. Kişi başına ne kadar toprak düşüyor hesaplanır. Ayrılmak isteyen Kürtlere Irak Kürdistanı, İranı Kürdistanı sınırından itibaren iç kesime doğru ayrılmak isteyen kişi sayısına düşen metrekarede toprak verilir. Açık bir şekilde ilan edilir: Türkiye’den ayrılmak isteyen Kürt etnik kimliğindeki insanlar isterlerse oluşturulacak bir devlet birimine müracaat eder. 1000 kişi, 5.000 kişi veya 5.000.000 kişi… kaç kişi müracaat ederse o kadar kişiye düşen oranda toprak onlara verilecektir denilir…
TEK ŞART, AYRILMAK İSTEYENLER İSTANBUL, ANKARA, İZMİR, ANTALYA, VS. VS. TÜM KENTLERDEKİ MAL VARLIKLARINI DEVLETE SATACAKLAR, KENİDLERİNE YENİ TOPRAKLAR VERİLECEK… Hem ayrılacaksın hem de Türkiye’de toprağın olacak, OLMAZ ÖYLE ŞEY…
HERKES SEÇİMİNİ YAPACAK… YA TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İÇERİSİNDEKİ HAYATINA DEVAM EDECEK, YA DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇERİSİNDEKİ TÜM GAYRİMENKULLERİNİ SATIP, YENİ KURULACAK ÜLKEYE GÖÇ EDECEK…
İNANIN TÜM KÜRT KARDEŞLERİMİZİN BELKİ %1’İ VEYA %2’Sİ AYRILIP GİTMEK İSTEYECEKTİR… %98 TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ TERCİH EDECEKTİR…
Birçok Kürt arkadaşım var. İstedikleri Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı teşebbüste bulunmak değil, istedikleri sadece şimdiye kadar yapılan hataların etkisini silmek.
Kürtçe eğitim veren bir okul açılmasına müsaade edilmiş olsa bunun kime ne zararı olabilir ki?…
İngilizce eğitim veren okullar var, Almanca eğitim veren okullar var, Ermenice ve Rumca eğitim veren okullar var… Bunlar sorun olmuyor da Kürtçe eğitim veren okullar mı sorun olacak…
————————
Saygılar, Selamlar
Muammer Çelik

(Visited 14 times, 1 visits today)