İstanbul, 11 Temmuz 2015

AYKIRI BİR YAZI…

Bir çocuk düşünelim, çocukluğumuzu düşünelim… Bir de bambaşka bir coğrafyada doğmuş olsa idim diye düşünelim… 
———————– 
Çocuk 5-7 yaşında… Babası ve/veya annesi ile camiye, cemaate gidiyor. Namaz kılıyor, ilahilere eşlik ediyor… Herkes onu çok beğeniyor… Çocuğun hafızasına en güzel çocukluk anısı yerleşiyor…

———————-

Çocuk 5-7 yaşında… Babası ve/veya annesi ile cem’e katılıyor. Semah izliyor, semah dönenlere eşlik ediyor… Herkes onu çok beğeniyor… Çocuğun hafızasına en güzel çocukluk anısı olarak yerleşiyor…
———————-
Çocuk 5-7 yaşında… Babası ve/veya annesi ile baleye, konsere gidiyor. Bale yapıyor, müzik dinliyor, şarkılara eşlik ediyor… Herkes onu çok beğeniyor… Çocuğun hafızasına en güzel çocukluk anısı olarak yerleşiyor…
———————- 
Çocuk 5-7 yaşında… Babası ve/veya annesi ile kiliseye gidiyor. Toplu ibadete katılıyor, ilahilere eşlik ediyor… Herkes onu çok beğeniyor… Çocuğun hafızasına en güzel çocukluk anısı olarak yerleşiyor… 
———————- 
Çocuk 5-7 yaşında… Babası ve/veya annesi ile havraya gidiyor. Toplu ibadete katılıyor, ilahilere eşlik ediyor… Herkes onu çok beğeniyor… Çocuğun hafızasına en güzel çocukluk anısı olarak yerleşiyor… 
———————- 
Çocukluk anıları ile değer yargıları oluşuyor. Kişi kendini çocuklukta aldığı değerler doğrultusunda yetiştiriyor, geliştiriyor… 
———
Aileleri ve toplum tarafından biçimlendirilen çocuklar cemiyette ben oluyor, sen oluyor, o oluyor, onlar oluyorlar vs. vs…

Herkes değer yargılarını çocukluklarında mutlu oldukları değer yargıları üzerine kuruyor… 
Çocuklar büyürler, kocaman insan olurlar ve birbirlerini kendisi gibi olmadıkları için kınamaya başlarlarsa yazık olur… 
Herkes kendi dünyasında mutlu olsun… 
Bir Müslüman olarak kimsenin benim değer yargılarımı küçümsemesini, aşağılamasını kabullenemem… Ben de kimsenin değer yargılarını aşağılayamam… 
Eğer bir Müslüman başkasının değer yargısını aşağılarsa, onun İslam ile ve insanlık ile bir bağı yoktur. Çünkü benim dinim bana: “leküm diniküm velyedin – Sizin dininiz size, benim dinim de bana” diye seslenir.  
Her kim de bir Müslümanın değer yargılarını aşağılar ise onun da insanlıkla bir bağı yoktur… 
Aslında her şey çok kolay: KARAR VERMEK… BEN NEYİM?… Müslüman isek, müslümanca yaşamalıyız, Hıristiyan isek hristiyanca, Musevi isek musevice yaşamalıyız. Dinsiz isek zaten diğer değerlerin hiçbir hükmü yok… Her ne isek, diğerlerinin inanışlarına saygı göstererek, aşağılamadan onları olduğu gibi kabullenebilmeliyiz… Böylece hep birlikte mutluluğun kapılarını aralarız…
Saygılar, Selamlar
—————————
Muammer Çelik
İstanbul, 11 Temmuz 2015

(Visited 12 times, 1 visits today)